Connect with us

Futbol

Bodrum FK Kupayı Kaldırdı… Sevincini Coşkuyla Yaşadı…

Yayınlandı

Tarih

Bodrum Futbol Kulübü 1’inci Lig Play-Off final maçında Sakaryaspor’u 3-1 mağlup etmesinin ardından taraftarı önünde kupa sevinci yaşadı

BODRUM SPOR TV – Öte yandan, yeşil-beyazlı futbolcular basın toplantısında açıklama yapan Bodrum FK Teknik Direktörü İsmet Taşdemir’i ıslatıp şampiyonluğu kutladı.

Trendyol 1’inci Lig Play-Off final maçında Bodrum FK, normal süresi 1-1 biten karşılaşmada uzatmalar sonucunda Sakaryaspor’u 3-1 mağlup ederek Trendyol Süper Lig’e yükselen son takım oldu.

Maçın ardından yeşil-beyazlı ekip kupasını alarak büyük sevinç yaşadı. Coşkulu dakikalar yaşayan yeşil-beyazlı ekip taraftarıyla unutulmaz dakikalar yaşadı. Maçın ardından değerlendirmese bulunan Bodrum FK Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, “Şu anda söyleyecek kelime bulamıyorum. Dile kolay 3 sene ve her sene play-off ve final oynadık. Geçen sene canımız çok yanmıştı, çok üzülmüştük. Bu sene yarım kalan hikaye demiştik. Bu sene o yarım kalan hikayeyi bitirdiler” dedi.

Öte yandan, Taşdemir açıklama yaptığı sırada basın toplantısını basan yeşil-beyazlı futbolcular Taşdemir’i ıslatıp şampiyonluğu kutladı.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Futbol

B.B.Bodrumspor Olağanüstü Kongreye Gidiyor..

Yayınlandı

Tarih

Yayınlayan

Bodrum Belediyesi Bodrumspor Yönetim Kurulu 7 Haziran 2024 günü toplanarak, “Olağanüstü Genel Kurul” toplantı kararı aldı

BODRUM SPOR TV – Seçimli Olağanüstü Genel Kurulun ilk toplantı tarihi 24 Haziran 2024 Pazartesi günü saat 11.00 olarak belirlenirken, toplantı yeterlilik sayısına ulaşılamazsa ikinci toplantının 2 Temmuz 2024 Salı günü aynı saatte yapılmasına karar verildi.

Önceki dönem kulüp başkanı Rıza Karakaya‘nın AK Parti listesinden meclis üyesi adayı olması ve seçilmesi sonrasında istifa etmesiyle boşalan başkanlık görevine, yönetim kurulu kararıyla Hadi Türk seçilmişti.

Karakaya’nın 13 yıl süren başkanlık dönemi sonrasında boşalan koltuğu aday olarak, vekaleten seçilen Hadi Türk‘ün adı geçiyor.

Olağanüstü Genel Kurul Toplantılarının yeri Bodrum Deniz Ticaret Odası toplantı salonu belirlenirken gündem maddeleri şunlardan oluştu:

  1. Açılış ve yoklamanın yapılması,
  2. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması,
  3. Divan heyetinin oluşturulması,
  4. Yönetim Kurulu faaliyet raporunun okunması,
  5. Denetim Kurulu raporunun okunması,
  6. Yeni branş açılmasının görüşülmesi,
  7. Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulunun ayrı ayrı ibraları,
  8. Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu’nun seçimi,
  9. Dilek ve temenniler,
  10. Kapanış.

Okumaya devam et

Futbol

Görün Yarattığınız Tabloyu Goca Bodrumlular…

Yayınlandı

Tarih

Yayınlayan

Bodrum FK’nın şampiyonluk kutlamaları ve zafer sarhoşluğu üzerinden bir hafta geçti.

Geçen sürenin zafer sarhoşluğunun sona ermesi için yeterli olduğu düşüncesiyle ve konu sıcakken geçen haftaki yazımın devamını getireyim dedim..

Öncelikle şu hatırlatmayı yapıp, Sezar’ın hakkını Sezar’a verelim. Çünkü dikkat çekeceğim konular başarıyı gölgelemek için değil asla..

4 Yıl önce; Bodrum Belediyesi Bodrumspor’un, ödenemeyen borçları nedeniyle yaptığı olağanüstü kongreyle aldığı şirketleşme kararı sonrasında, kulübün borçlarını ödeyerek hisselerini satın alan iş insanı Fikret Öztürk’ün büyük krizi nasıl çözdüğünü unutmadım, unutmadık..

Neden mi? O Yıl 89. yaşını kutlayan Bodrumspor’un, önce rezil sonrada çöp olmasına engel olduğu için..

Ayrıca şunu da not düşelim!

Servetlerinin yanında tabiri caizse, değeri üç-beş kuruş olan hisseleri almayan “Goca Bodrumluları” unutmadığımız gibi..

Unutulmaması gereken başka bir konu da Bodrumspor’un yaşayacağı olası rezilliğin, Bodrum’da yapılan ticaretten kazanılan paralarla temizlendiği gerçeği..

Sonuçta; yapılan doğru işler ve başarılar takdiri ne kadar hak ediyorsa, yanlışlar ve başarısızlıklar da eleştiriyi o kadar hak ediyor.

***

Konuya girişimizi Adana’daki final maçı sonrasından yapalım.. Öztürk’ün kullandığı cümleleri de maç sonrası zafer sarhoşluğuna vererek hatırlayalım. Ne demişti benim efsane başkanım..

“Biz bu takımı 4 sene önce satın aldık. Aldığımız zaman 2. ligde borçlu bir takımdı. Önce borcunu ödedik ve normal borçsuz bir takım haline getirdik. Sonra kısa bir sürede Bodrum gibi bir yerden süper lige takım çıkardık.” diyordu.

Çok zafer konuşması dinledim ama böylesini az şahit oldum..

Sağından bakıyorum, solundan bakıyorum ne diyeceğimi bilemiyorum, şaşkınım bu üstenci ifadeler karşısında ..

Başkan Öztürk konuşmasında “bu takım” ifadesiyle sanki bir maldan bahsediyor. “Bodrum gibi bir yerden” derken de sanki Türkiye’nin göze çarpmayan, unutulmuş bir yerinden bahsediyor.

Öncelikle bu takımın bir ruhunun var olduğunu ve bu ruhun Bodrum Stadının maraton tribününde yaşadığını hatırlatmak isterim.

Ne olursa olsun, hangi şartta olursa olsun her maçın ve her anın 12. adamı Asi Tayfa ve Bodrumlu sporseverler bu takımın ruhudur.

Asi Tayfa’nın sporu yaşama ve değerlendirme kriterleri, ne iş insanlarınınkine benzer nede Goca Bodrumlularınkine..

Daha da açıkçası maddi ve manevi karlılık hesabı yapmaz bu gönül insanları..

Bu insanların yaşadıkları sevinç duygusundan başka karları, duydukları üzüntüden başka zararları yoktur.

O yüzdendir ki konuşulan şey, borcu ödenerek alınan bir mal değil, ruhu olan yaşayan bir organizasyondur..

Gelelim “Bodrum gibi bir yerden” sözüne.. Bu vurgunun bir dil sürçmesi olduğuna inanmak istiyorum. Sanıyorum “Bodrum olması gerektiği yere ulaştı” demek istedi efsane başkan..

***

Şampiyonluğun kutlama akşamına gelince..

Bodrumspor’un Gümbet Tesisleri’den yola çıkan şampiyonluk otobüsünün üzerinde ki manzara dikkat çekiciydi.

Kulübün medya personeli ve takım oyuncularının yanı sıra teknik sorumlu İsmet Taşdemir’in olduğu otobüsün üzerinde ne Başkan Fikret Öztürk, nede yönetim kurulu üyeleri yoktu.

Yaklaşık 1,5 saat süren şampiyonluk turunda; otobüsün üzerinde Bodrum FK bayrağını sallayan Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci dikkatlerden kaçmadı.

Bu ilginç durumu gerekli gören birimi, kişiyi merak ettim doğrusu.. Karar başkanın tasarrufu olsa da, kulübün başkanının olmadığı otobüsün üzerinde Bodrum Belediye Başkanı da olmamalıydı.

Yazılı olmayan protokol kurallarının da var olduğunu unutmamak gerekir diyor, şeytanın gizli olduğu ayrıntılara girmiyorum.

Neyse..

Gece de yaşanan ve sınırları aşan coşkunun arasına sıkışın birkaç duruma daha dikkat çekmek istiyorum.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın Bodrum FK yöneticilerine coşkuyla yaptığı güzellemeler, abartılı ve şaşırtıcıydı

Sanki Bodrum FK’yı şampiyon yapanlar; su sorunumuzu çözüp, yanında arıtmaları halledip, üzerinde birde katı atık geri dönüşüm fabrikası kurup Bodrum Belediyesi’ne hediye etmişlerdi.

Bodrum’un hatta Türkiye’nin sayılı zenginleri için düzenlenen töreni izlemeye gelen Bodrumluya “bu insanlara sahip çıkacağız söz mü?” diye sorarak söz verdirten halkçı başkan, yeni bir haliyle hafızalarda yerini aldı.

Bir ara Başkan Aras‘ın Fikret Öztürk için “üçlü” tezahüratı çektirip, Beşiktaş’ın ünlü amigosu Tatava Cengiz‘e selam göndereceğini düşünmedim dersem yalan olur.

Ne diyeyim görün yaratığınız tabloyu “Goca Bodrumlular”..

Ama ayıbın en büyüğü Asi Tayfa‘ya yapıldı. Teknik ekibi, yönetim kurulu üyelerinin sunumunu yaparken adeta kendinden geçen sunucunun aklına, Bodrum FK’nın gerçek sahipleri gelmedi.

Gecenin maddi manevi hamisi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın aklına geldi mi? Tabii ki hayır. Siyasetin en büyük hastalığı kendine odaklı bakış açısı olduğundandır deyip onu da geçelim..

Peki zor olan her maçtan sonra, atlanan her turdan sonra tribünlere koşan fotoğraflar veren Bodrum FK Başkanı Fikret Öztürk, yönetim kurulu üyeleri ile futbolcuları nasıl hoş görelim ?

Göremeyiz… Çünkü onlar takımı satanlar değil, alanlar..

Yarım ağızla bile olsa, kimse Asi Tayfa‘nın hakkını vermedi.. Stat Müdürü Suat Akay dahil herkes sahneye çağrıldı. Gecesi gündüzü Asi Tayfa ile geçen Akay’ın da aklına gelmeyen hatırlatma kimin aklına gelsin..

*** 

Zengin insan psikolojisinin doğasında var, paranın her şey olduğu ve parayla her şeyin satın alınabileceği. Ama bazı durumlar öyle değildir..

Bırakın zengin olmayı sıradan insanların katlanabileceği meşakkat değildir, koyu taraftarlık..

Süper ligde görüyoruz parayla yaratılan milyarlık takımların oynadığı boş tribünleri.. Ezcümle; kulüpler hikayeleriyle, taraftarlarıyla kıymetlidir, değerdir..

Satıp savanlar unuttu.. Ama siz unutmayacaksınız Sayın Öztürk..

Kulüp alırsın, borcunu ödersin, süper lige de çıkarırsın.. Ama tribünlerin bedeli para değildir. Gönüldür, emektir..

Zengin olan, efsane olan başkanların başını eğerek vedalaştığı nice hikayelerle dolu spor tarihi..

***

Farklı açılardan yapılan bu değerlendirmelerde yazar ne demek istemiş olabilir? sorusunun cevabı da şudur;

Bodrum’un değerleri üzerinde tasarruf kullanan zenginleri ve siyasileri, Bodrumspor’a sahip çıkmaları gerektiği anda ortaya koydukları sorumsuz ve mirasyedi halleriyle, artık bir iş insanına ait olan Bodrum FK’ya gösterdikleri hassasiyeti anlamak mümkün değil..

Bodrumpor özelinde gerçekleşen bu durumun, Bodrum’un sahip olduğu diğer değerlerde vücut bulmaması için, kentin hikayesine not düşme ihtiyacı hissettim.

Yazımın genelinde işlediğim güncel olaylar konunun sonuçları arasında bazı yaşanmışlıkları kapsıyor. Sebepleri arasındaki Kocadon ailesini hatırlatmaya gerek yok sanırım..

Son söz: Bodrum’un değerleri hepimizin..

*** 

Önemli not:

Bayramdan sonra B.B.Bodrumspor kongresinin yapılacağı söylentisi ortada dolaşıyor. Kulübün resmi sitesini yazımı yayınladığım anda kontrol ettim. Yapılan bir paylaşım yok.

Katılımcı, şeffaf ve kucaklayıcı bir kongre olabilmesi için kulübün resmi sitesinden, özellikle mali verilerin paylaşılması konusuna azami özenin gösterilmesini bekliyorum.

Gri kalmış, yapılması ve bilgilendirmesi unutulmuş yeni konularla karşılaşmamak için..

Okumaya devam et

Futbol

Herkes Yer İçer, Hesabı Bodrumlu Öder…

Yayınlandı

Tarih

Yayınlayan

Askerlik görevini yaparken okulumuza öğretmen olarak atanan Muzaffer Kartal‘ın, 1979 yılında kurduğu okul voleybol takımıyla dünyama yaptığı dokunuşun yarattığı sinerji, yaklaşık 45 yıldır devam ediyor.

Önce okul takımı sonra Arçelik alt yapıları ve A Takımı, devamında NETAŞ, Tekel kulüpleri ile İTÜ’nün üniversite takımlarında yaklaşık 15 sezon voleybol oynayan bendeniz, konunun devamını kulüp yöneticiliği ve antrenörlükle getirdim.

Bugünlerde de edindiğim birikimi; yazarak, yeri geldiğinde anlatarak, ihtiyaç duyulması halinde projelerde görev alarak paylaşmaya devam ediyorum.

Başka bir deyişle; bilmediğimi bildiğim konulardaki suskunluğumun yanında, bildiğim konularda zaman zaman tekrara düşen söylemlerim bu yüzdendir.

Bodrum’da ki son 15 yılım; içerisinde sportif alanda oluşan başarılar ve bu başarıların oluşturduğu sonuçların içine gizlenmiş; neyi bilmediklerini bilemediklerine şahitlik ettiğim insanların performanslarını gözlemlemekle geçti.

Kısaca şöyle ifade etsem yerinde olur sanırım.. Planında ve üretiminde hiçbir emeğimizin olmadığı bir ürünü, market rafından parayla satın almışçasına elde edilen başarılar  ve sonrası yaşanan durum da ortada..

Stat yok, salon yok, tesis yok isyanları bla bla bla..

Çünkü Bodrum’da sporun; politikası yok, planlaması yok en önemlisi konuyu yönetecek yetkinliğe sahip kimlikler sahada yok..

Yukarıda dedim ya.. Neyi bilmediğini bilmeyen insanların yönettiği bir yer oldu çıktı Bodrum..

*** 

Bodrum’un 40’lı, 50’li ve 60’lı yıllarda yaşadığı ekonomik sıkıntılar, 80 ihtilali sonrası Turgut Özal döneminde hızla evrilerek, sindirilmekte zorlanılan bir zenginliğe dönüştü.

Yaşanılan bu sert evrilme Bodrumlunun; yaşam tarzında hızla birincil ihtiyaçlarında güncellemeyi sağlasa da, sosyo-kültürel gelişmeyi beraberinde getiremedi.

Günün sonunda; birincil ihtiyaçlarını en sol şeritte Ferrari hızıyla yaşayan Bodrum‘un, altyapı, çevre ve sosyo-kültürel konular özelindeki gelişimi otobanın sağında seyreden nakliye kamyonu hızında kaldı.

Son 41 yıl içerisinde Bodrum’u yöneten belediye başkanları ve meclis üyelerinin, farklı oranlarda da olsa sorumluluğu var bugün yaşananlarda..

Nasıl mı?

Bireysel zenginleşmeler ve kariyer planlamaları içine sıkışmış yoğun meşguliyetin içerisinde; altyapı, su, çevre, kültür ve spor gibi konularda hiçbir şey yapmayarak..

Peki bu yazının konusu olan spor başlığı altında elde olan ne;

Paldır küldür yapılan Gümbet Spor Salonu ve sponsorlara yaptırılan Yalıkavak Spor Salonu’un yanında bazıları halı saha büyüklüğünde bakımı bile doğru dürüst yapılamayan birkaç futbol sahası diyebiliriz.

Son 41 yılın spor envanteri listesinde yer alan tesisler, ne yazık ki bu kadar..

Muğla’nın büyükşehir belediyeleri kanununa geçmeden önce Bodrum’un; bir ilçe on belde belediyesiyle yönetildiğini de hatırlatmak istiyorum.

Gelen giden her başkanın yaptığı yerel yöneticiliğini, kariyer planlamaları için çaktıkları çivilerden ibaret olarak görüyorum. Bu günden geriye doğru gidersek spor alanında harcanan her lira, vur patlasın çal oynasın babında..

Başka bir deyişle; “Herkes Yer İçer, Hesabı Bodrumlu öder”

Sporun doğru yönetilebilmesi için farklı açılardan bakıp, değerlendirmeler yaparak yazmaya devam edeceğim. Teknik bir dille anlatmaya çalıştığım ama çok da başarılı olamadığım durumu, bu defa bir örnekle ifade ederek bu bölümü kapatayım…

Son 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda yapılan Bodrum ve Turgutreis konserlerinde harcanan parayla Bodrum’a bir spor salonu yaptırmak mümkün olsa gerek.

Genç Belediye Başkanının bir basın toplantısıyla; bu yılki kutlamalarda yıldız sanatçılara yaptırmayı planladığımız konserler için ayırdığımız bütçeyi Turgutreis’e spor salonu yapmaya yönlendiriyorum açıklaması ne kadar yerinde ve doğru olurdu.

Üzerinden iki hafta geçmedi daha.. Çıkın sokağa sorun bakalım o konserleri hatırlayan var mı?

Tabii ki konserler de yapılacak ve yayınlarla tüm Bodrum’a ulaştırılacak. Bunu günün anlam ve önemi dahilinde genç ve Bodrumlu sanatçılarla yapmak da mümkün olsa gerek.

Örneği daha da pekiştirmek gerekirse; eksikleri olsa da her gün yeni bir hizmete imza atan Binnaz Karakaya Spor Salonu’nu verebiliriz.

Verdiği hizmetle gözümüzün önünde, haberlerimizin içinde.. Yer bağışını yapan Karakaya ailesi ile salonun yapımında emeği olan Mazlum Ağan Başkana teşekkürler..

***

Gelelim yaşadığımız süper lig sarhoşluğuna..

Fikret Öztürk’ün 4 yaşındaki takımı Bodrum FK, Adana’da oynadığı play-off finalinde Sakarayaspor’u 3-1 yenerek süper lige yükseldi. Bu galibiyetin benim izlediğim maçların içerisinde oynanan en iyi futbolla alındığı düşüncesindeyim. Şampiyonluk yolunda emeği geçen herkese teşekkürler..

Bodrum’u oldukça sevindiren bu sonuç, yazımı kaleme aldığım bu akşam Bodrum Belediye Meydanı’nda coşkuyla kutlanacak. Yine bir konser ve canlı yayınla..

Yakın Çağı yaşayan dünyanın, yeni nesil bacasız sanayisi olarak adlandırabileceğimiz profesyonel futbol, artık bir yatırım aracı olarak anılmaya başlandı.

Giderek Dünya’nın ultra zenginlerinin oyuncağı ve hobisi haline gelen bir spor branşına dönüşen profesyonel futbolun, büyük yığını çok yakından ilgilendirmediği düşüncesindeyim.

Ayrıca Bodrum’a yapılacak bir stadın yatırım maliyeti, Bodrum’un öncelikleri arasında da değildir.

Bodrum’un altyapı ile ilgili çözüm bekleyen bunca sorunu varken, bir süper lig takımının bir yıllık maliyetiyle yapılacak tesislerin sorumluluğu, bu işlere para yatıranların öncelikleri arasında olmalıdır.

Bodrum’a yapılacak gerçek katkılar manevi değeri olan kupalardan ve başarılardan daha çok, kazandırılacak tesislerle olmalıdır.

Profesyonel futbol, basketbol ve voleybola milyon liraları yatırmaya karar veren spor girişimcileri, önce tesis yatırımlarını planlamalı. Mabedi olmayan profesyonel takım olmaz düşüncesindeyim..

Mabedi bir kenara bıraktık; alt yapılarıyla tüm amatör kulüplerin yararlanacağı devlet ve belediye spor tesislerini adeta işgal eden profesyonel kulüplerin, antrenman tesisleri bile yok.

Devletin ve yerel yönetimlerin sorumluluğuna gelince; bu kurumlar spor konusundaki tüm imkanlarını ve bütçelerini öncelikle; amatör spor kulüplerine, amatör sporculara ve halkın bedelsiz yararlanacağı tesislere harcamalıdır.

Bu arada şampiyonluk kutlama gecesinde olan bitenle, Asi Tayfa‘ya yapılan saygısızlığı yazmak için Bodrum’un ayılmasını bekleyeceğim..

****

Sonsöz; Bodrum Belediyesi’nin Bodrumspor’dan, Bodrumspor’un da Bodrum Belediyesi’nden kurtulması konusunun takipçisi olmaya devam edeceğim.

Haziran ayı sonunda yeni bir “oldu da bitti maşallah” kıvamında kongreye hazırlık var. Ama karnımız tok bilinsin. Seçimli B.B.Bodrumspor kongresi, Başkan Tamer Mandalinci’nin spor konusunda ki ilk ciddi sınavı olacak bence.

Bodrumspor kamburunu Bodrum Belediyesi’nin sırtından atması beklentisindeyim. En azından ayağını yorganına göre uzatan bir Bodrumspor’u oluşturmak için..

“Zengin babanın, şımarık kızının, pahalı arabası Mini Morris” benzetmesindeki gibi “zengin belediyenin, şımarık çocuklarının, maliyetli kulübü” durumu yaşamaya devam etmeyelim umuduyla, sporla kalın..

Önemli not: Teşbihte hata olmaz..

Okumaya devam et

Çok Okunanlar